KORUNGA YEM BİTKİSİ

 

Bir çok kültür bitkisinin yetişemediği kıraç ve kuru toprakların değerlendirilmesinde korunga önemli bir yem bitkisi olarak kullanılmaktadır. Su faktörünün kritik olduğu bir çok bölgede münavebede vazgeçilmez bir bitkidir. Böyle çevre koşullarında korunganın yerine yetiştirilebilecek  başka bir baklagil yem bitkisi yoktur. Yurdumuzda özellikle Doğu Anadolu da en fazla yetiştirilen yem bitkilerindendir.Köklerin derine gitmesi fakir topraklarda dahi yetişebilmesi  toprakta serbest olmayan fosforu serbest durumu getirmesi nedeniyle iyi bir toprak ıslah bitkisidir. Meraların ıslahında özellikle buğdaygil yem bitkileri ile karışımlarda iyi gelişebilir. Erozyon kontrolünde çok etkili bir şekilde faydalanılabilir.Korunga bol miktarda bal özü verdiğinden aynı zamanda iyi bir arı merasıdır.

 

Korunga'nın Önemi : Korunga kısa ömürlü, çok yıllık bir baklagil yem bitkisidir.Soğuğa ve kurağa çok dayanıklıdır.Diğer bitkilerin yetişemediği kıraç, kireçli topraklarda iyi gelişir.Yem kalitesi iyidir, yemi proteince zengindir.Korunga otunun besleme değeri yüksektir; kalsiyum, fosfor ve diğer mineral elementlerce zengindir.Yeşil ot olarak hayvanlara yedirildiğinde şişkinlik yapmaz.Kökleri yardımıyla toprağa azot kazandırır.Çok iyi bir balözü bitkisidir. Otlatmaya dayanıklı olduğundan iyi bir mera bitkisi olarak da kullanılabilir.Özellikle kurak ve yarı kurak bölgelerde iyi bir ekim nöbeti bitkisidir.

 

İklim İstekleri: Korunga her iklimde yetişebilen kurağa ve özellikle soğuğa çok dayanıklı bir baklagil yem bitkisidir. İlk yıl fide döneminde soğuğa karşı hassastır. İkinci yıldan sonra soğuktan zarar görmez. Donlara karşı dayanıklılığı yaşlandıkça artmaktadır. Kurak bir ortam istemesine karşın sıcaklık istekleri yoncadan daha azdır. Doğu ve Güney Doğu ile İç Anadolunun soğuk ve kurak koşullarındaki ekim sistemine çok iyi uyan bir bitki olup böyle çevre koşullarında korunganın yerine yetişebilecek başka baklagil yem bitkisi yoktur.Korunga ılıman iklim bölgelerinde de iyi gelişebilmektedir. Yıllık yağışı 300 mm olan bölgelerde başarıyla yetiştirilip biçip alınabilmektedir.

 

Toprak İstekleri: Korunga toprak istekleri bakımından kanaatkârdır. Toprak seçiciliği olmamakla beraber derin yapılı, geçirgen, gevşek, kuru ve kireçli, tınlı - kumlu toprakları sever. Yonca tarımına uygun olmayan zayıf ve çakıllı topraklarda korunga yetiştirilebilir. Korunganın tuza dayanıklılığı zayıftır. Taban suyu yüksek, ağır, killi ve ıslak, kireçsiz, asiditesi yüksek topraklar korunga tarımına pek elverişli değildir.

 

Toprak Hazırlığı: Korunga iyi hazırlanmış, keseksiz ve bastırılmış bir tohum yatağı istemektedir. Korunganın ilk yılkı gelişmesi ve rekabet gücünün çok zayıf olması ve tesis edilecek korungadan 3 - 4 yıl süreyle yararlanılacak olması nedeniyle tohum yatağının mutlaka yabancı bitkilerden temizlenmiş olması gerekir.Korunga tesis edilecek tarlanın düzgün ve tesviyeli olmasına dikkat edilmesi varsa taşların toplanıp tarladan uzaklaştırılması gereklidir.

 

Ekim ve Bakım: Korunga fideleri yavaş geliştiği ve ilk yıl soğuklardan zarar gördüğü için ekim ilkbaharda yapılmalıdır. Tohum yatağı yabancı otlardan temizlenmiş, düz ve bastırılmış, kesekler iyice ufalanmış olmalıdır. En iyi ekim şekli mibzerle ekimdir, fakat elle de ekim yapılabilir. Mibzerle ekimde dönüme 6-8 kg., elle ekimde 10-12 kg. tohum kullanılır. Korunga tohumu 2 şekilde ekilebilir: Meyve halinde ve tohum halinde. Tohum halinde ekimde çimlenme biraz daha yüksektir. Bölgemiz için meyveli ekim daha uygundur. Çünkü; tohum şeklinde ekim yapılırsa, çıplak tohum az bir nemle hemen çimlenir ve fideler sonraki soğuklardan zarar görür. Korunga fazla derine ekilmemelidir.Ekimler 25-50 cm. sıra aralığında, 1,5-2 cm. derinliğinde yapılmalıdır.

 

Korunga tarlaları iyi bir şekilde tesis edilirse, 4-6 yıl verim verirler. Çok yıllık olduğundan birinci yıl gelişimi zayıftır. Fide döneminde yabancı ot istilası engellenmelidir. Bunun için de iyi bir toprak işleme gereklidir. Ekonomik ömrü 3 yıl olan korunganın ilk yılında çapalama yapılırsa ot verimi, gözle görülür biçimde artar. 3 yıldan sonra seyrekleşir ve yabancı ot çoğalır. Bu durumda yetiştirmeye son verilmelidir.


Son yıllarda bazı böcekler larva döneminde iken korunga köklerine girerek bitkilerin 2. yıl sonunda kısmen, 3. yıl sonunda ise tamamen kesilmesine sebep olmaktadırlar.İlaçlı mücadele hem zor hem de çok pahalı olduğundan; Aynı tarlaya üst üste ekim yapılmaması, Köklerinde böcek olduğundan şüphelenilen bitkilerin sökülmesi ve hasattan sonra tarlanın merdane ile bastırılması şeklinde mücadele yöntemleri tercih edile bilinir.

 

Gübreleme: Korungaya ekimle beraber 12 kg. DAP verilmesi verimi oldukça arttırır.2. yıldan sonra toprağa azot bağladığından dolayı gübre verilmez.Fakat topraktaki duruma göre her yıl sonbaharda dekara ortalama 10-15 kg. fosforlu gübre verilmelidir.Ancak toprak hazırlığında iyi yanmış çiftlik gübresi verilmesi uygundur.

 

Korunga Hastalıkları: Bazı bölgelerde kök çürüklüğü, solgunluk ve fungusların yol açtığı gövde zararlanmaları görülmektedir Korunga hastalıklarına karşı alınacak kültürel tedbirler olarak, hasat edilen sahalarda balyalama işlemi yapıldıktan sonra balyaların çabuk kaldırılmasıdır. Aksi takdirde balya altındaki korungalarda havasızlığa bağlı olarak küflenme, çürüme ve ölmeler olmaktadır.

 

Korunga Zararlıları:

 

Korunga kök boğaz kurtları (bombecia copiqera, sphenoptera carceli ve plaginotus floralis): Bu böcekler bitkinin ikinci ve üçünü yılında kökün orta kısmında açtığı tünellerden bitkinin kökünü içten yiyerek gelişmesini durdurmakta ve bitkinin ölmesine sebebiyet vermektedir. Zararı bu böceklerin  larvaları yapmakta bir kökün içinde 3 - 4 larva bulunabilmektedir.

 

Korunga çiçek tomurcuğu zararlısı (Meligethes, acicularis, Bristan) Böcek korunganın çiçek tomurcuklarına üst kısmından girerek içerisindeki erkek ve dişi üreme organlarını yemek suretiyle zarar yapmakta, zarar gören tomurcuklar çiçek açmayıp bir süre sonra kuruyarak dökülmektedir.

 

Ot Hasadı: Yapılan araştırmalar korungada kuru ot için en uygun hasat zamanının, çiçeklenme başlangıcı (%10 çiçeklenme) olduğunu göstermiştir. Biçim geciktirilecek olursa korunga gövdeleri odunlaşmakta selüloz oranı artmakta ve ham protein oranı düşmektedirAktif çayır biçme makinaları kullanılarak yapılan biçimden sonra, biçilen otlar olduğu gibi soldurulmaya tabi tutulur. Yeterince soldurulan otlar akrobat tırmık kullanılarak namlu yapılır, balyalamaya hazır hale getirilir. Yaprak ve çiçek dökülmesine engel olmak için tırmıklama sabahleyin serin vakitlerde yapılmalıdır.

 

Tohum Hasadı: Tohumluk hasadına, başağın alt kısmındaki baklalar kahve rengini alır almaz ve ilk tohumlar dökülmeye başladığı zaman girilmelidir.Hasatta gecikilirse, olgulaşan baklalar dökülmekte, başaklar kırılabilmekte, tohum kaybı artmakta, verim düşmektedir.